Detaylar

Madrid’in pis kokan dar banyosunda, Annika Eve’in sırtı duş perdesine dayalıydı. Tyler Steel amına gözü dönmüşçesine saldırıyordu; elinde sıkıca tuttuğu kalın yaramla kadının kıvrımlı belini kavrayıp sertçe ittiriyor, her dalışında daha derine kökleyip onun ıslak amcığını inletiyordu. Annika’nın kesik kesik nefes alışı, acıyla karışık zevkinin çıplak ifadesiydi; yüzündeki maskaralığı ve hafif kıpırdanışları, istediği kadar sert dayama gelince açılan amını gözler önüne seriyordu. Tyler’ın güçlü kolları onu sıkıca tutup her an yerinden koparacakmış gibi boğarken, adamın kalın yarığı dibe inip çıkıyor, sanki içine kök salıyormuşçasına tokat gibi vuruyordu.

Suda yankılanan sulu sesler eşliğinde, Annika’nın yumuşacık amcığı Tyler’ın tahrik edici hareketlerine boyun eğmişti. Kadının kaşları çatılmış, ağzı hafif aralanmıştı; içinde hem isyan hem de arzu vardı. Adam kafasını kadının omzuna yaslayıp vahşi bir tempoyla sakso yapmaya devam ederken, parmakları onun ıslak teninde gezinip ne kadar ıslandığını anlatıyordu. Her kökleme dalgasında Annika’nın vücudu titriyor, ışıltılı ter damlaları yüzünden süzülüyordu. Tyler ustaca ritmini artırdıkça kadın neredeyse çığlık atacak haldeydi ama boğazından kelime çıkmıyordu; sadece amını tamamen teslim etmişti.

Küvetin dar alanında nefes nefese kalan ikili, sınırlarını zorluyor; acı ile haz arasında gidip gelen bir dansa dalmışlardı. Tyler son darbeyi vurmadan önce birkaç sert köklemenin ardından hızını katladı; Annika resmen iki yana açılıp amcığını adama tüm benliğiyle yaklaştırdı. O ana kadar muhafazakâr duruşunu koruyan kadın, artık hırıltılarla teslim olmaya hazırdı. Tyler nihayet dipten yukarıya doğru uzun ve derin bir hareketle yaramı kesti ve annesinin altına boşaldığında banyo buharında boğulacak kadar ağır ve keskin bir orgazm sesi yankılanıyordu. Am dolu ampul gibi şişmiştı, kızarmıştı ama o acı değil sonsuz zevk demekti artık…

Comments are closed.